React'te state yönetimi konusuna her yeni proje başladığımda tekrar düşünüyorum, çünkü "her zaman doğru" tek bir cevap yok. Projenin büyüklüğüne ve state'in karmaşıklığına göre yaklaşımım değişiyor.

Context API Ne Zaman Yeterli?

Tema, dil tercihi gibi seyrek değişen, uygulama genelinde paylaşılan basit state'ler için React'in yerleşik Context API'si fazlasıyla yeterli. Ekstra bir kütüphane eklemeden, yerleşik useContext ile bu ihtiyacı karşılıyorum.

const ThemeContext = createContext<'light' | 'dark'>('light');

Context'in Sınırları

Context, sık güncellenen state'lerde performans sorunlarına yol açabiliyor; bir değer değiştiğinde, o context'i kullanan tüm bileşenler yeniden render ediliyor. Sık değişen, karmaşık state'lerde (örneğin bir form sihirbazı, gerçek zamanlı bir dashboard) bu, fark edilir bir yavaşlamaya dönüşebiliyor.

Zustand: Hafif ve Pratik Bir Orta Yol

Redux'un getirdiği boilerplate'e (action, reducer, dispatch) ihtiyacım olmadığı ama Context'in performans sınırlarını da aşmak istediğim projelerde Zustand kullanıyorum; az kodla, sadece ihtiyacım olan bileşenlerin yeniden render olmasını sağlıyor.

Redux Ne Zaman Gerçekten Gerekli?

Karmaşık, birbirine bağlı çok sayıda state'in olduğu, zaman içinde geçmişe dönük hata ayıklama (time-travel debugging) gibi gelişmiş araçlara ihtiyaç duyulan büyük ölçekli uygulamalarda Redux'un getirdiği yapı ve öngörülebilirlik değerli hale geliyor.

Sunucu Durumu ile İstemci Durumunu Ayırmak

Bir API'den gelen veriyi (sunucu durumu) React Query gibi araçlarla, sadece UI'a ait durumu (istemci durumu, örneğin bir modalın açık olup olmadığı) Context veya Zustand gibi araçlarla yönetmek, karmaşıklığı büyük ölçüde azaltıyor.

Sonuç

State yönetimi aracını seçerken sorduğum asıl soru "bu en popüler kütüphane mi" değil, "bu projenin state karmaşıklığı gerçekten bu aracı gerektiriyor mu". Basit bir projeye Redux kurmak, gereksiz bir yük; karmaşık bir projede sadece Context kullanmaya çalışmak da sürdürülemez hale geliyor.